Tüp bebek tedavisinde ekzozom ve PRP nin yeri nedir? Ne işe yarar?
Ekzozom ve PRP tedavileri başarı şansını artırır mı? Garanti bir yöntem midir? Herkes yaptırabilir mi?
Eksozomlar, hücreler arası iletişimi sağlayan mikroskobik taşıyıcı yapılardır. İçerdikleri sinyal molekülleri sayesinde doku iyileşmesi, hücresel onarım ve biyolojik denge süreçlerinde rol oynadıkları düşünülmektedir.
Tüp bebek tedavilerinde eksozom uygulamaları henüz gelişmekte olan ve seçilmiş vakalarda değerlendirilen bir alandır. Amaç; rahim iç ortamını daha reseptif hale getirmek ve embriyonun tutunma sürecini destekleyebilecek biyolojik zemini güçlendirmektir.
Burada altını özellikle çizmek isterim:
Eksozom tedavisi mucizevi bir çözüm değildir. Bu nedenle aslında bilimsel veriler ışığında, uygun hastada ve gerçekçi beklentilerle ele alınmalıdır. Biz hep deriz ki bu tedaviler kişiye göre etki gösterir ve garanti vermez ama her zaman denemeye değer bir umut ışığı taşır.
Bu tür destekleyici uygulamalar genellikle: Daha önce başarısız tüp bebek denemeleri olan Rahim iç dokusu yeterli kalınlığa ulaşmakta zorlanan Embriyo kalitesi iyi olmasına rağmen tutunma problemi yaşayan AMH değeri düşük - yumurta rezervi (yumurta kalitesi) düşük olan kadınlarda, kişisel değerlendirme sonrası gündeme gelir. Her hastaya rutin olarak önerilmez. Tedavinin ana omurgası her zaman doğru embriyo, doğru zamanlama ve doğru rahim ortamıdır. Bunu ancak doktorunuzla beraber düzenli takipler, muayene ve detaylı anamnezler sonucu elde edebilirsiniz.
Benim için bu tür destekleyici tedavilerde en önemli nokta şu sorudur:
“Gerçekten bu hastaya katkı sağlar mı?”
Tüp bebek tedavisi, tek bir yönteme bağlı kalınarak yürütülen bir süreç değildir.
Bazen klasik protokolleri uygulamak yeterli iken, bazen ise destekleyici uygulamalara ihtiyaç duyulabilir.
Benim yaklaşımımı soracak olursanız;
“Her yeni yöntemi uygulamak” değil,
hangi yöntemin gerçekten kime uygun olduğunu ayırt edebilmek " üzerinedir.
Bu nedenle eksozom ve PRP gibi uygulamaları da, her zaman bu bütünün bir parçası olarak ve gerçekçi bir çerçevede ele almayı öneririm.
Tabiki de bilim ilerledikçe seçenekler artıyor, bizler bu seçenekleri başarılı sonuç almak adına kullanmak istiyoruz; önemli olan bu seçenekleri doğru hastada, doğru zamanda ve gerçekçi beklentilerle kullanabilmektir.
Eksozom ve PRP uygulamaları her tüp bebek hastası için gerekli ya da uygun değildir.
Bazen hastalar “ne kadar çok destek, o kadar iyi sonuç” gibi bir algıyla bu yöntemleri talep edebiliyor. Oysa tıpta her zaman böyle ilerlemiyoruz.
Bu uygulamalar genellikle:
İlk deneme aşamasında olan,
• Rahim iç dokusu normal kalınlıkta ve yapıda olan,
• AMH değeri - yumurta rezervi normal olan
• Embriyo kalitesiyle ilgili belirgin bir sorun saptanmayan,
• Altta yatan farklı bir tıbbi engeli bulunan
hastalarda öncelikli bir ihtiyaç değildir.
Burada önemli olan, sorunun gerçekten rahim ortamından mı yoksa başka bir faktörden mi kaynaklandığını doğru ayırt edebilmektir.
Aksi halde gereksiz uygulamalar, süreci uzatmaktan başka bir fayda sağlamaz.
• Klinik ortamında, kısa sürede yapılır.
• Lokal anestezi ile ağrı hissedilmez
• Operasyon içermez.
• Aynı gün sosyal yaşama dönülebilir.
• PRP uygulamasının etkisi kişiye göre değişmekle birlikte
yaklaşık 6–12 ay devam edebilir.
Cumartesi: 09:00–13:00